Ads 468x60px

Pages

16 Şubat 2011 Çarşamba

Miami Gezimiz 1.Kısım



Başlık dizi filmlerin başlığı gibi oldu değil mi? Ama 5 gece 4 gündüz Miami tatilimizi tek bir posta sığdıramazdım. 1. kısım diye başladım, kaçıncı kısımda biter bilmiyorum :)Yazacağız, göreceğiz.

(Bu postu yazmakta çoookk geç kaldığımın farkındayım. :((  Diğer blogger arkadaşlarım gibi, günlük post yazmayı nasıl becereceğim, bilmiyorum. )

Miami gezimiz bayağı uzun sürdü. Aralık ayında yaptığımız gezimizde hava normal olarak çok sıcak değildi. Akşamları soğuk olsa da gündüzleri gezmek için hava ılıktı. Bir yazı daha Florida'da geçireceğimiz için, yazın tekrar gitme şansımız var Miami'ye. Hem o zaman ayaklarımızı soktuğumuz sularda yüzebiliriz de. Ha bu arada Christmas'ı da Miami'de geçirmiş olduk. Bu nedenle sokaklar, cafeler, barlar süslü püslüydü.

Miami, Florida'nın inci şehirlerinden biri. Güzelim plajlarıyla, eğlencenin bol olduğu cafe-bar tarzı yerleriyle yerli yabancı bir çok turistin göz bebeği. Miami'yi, Sibel Can'ın evinin olduğu yer diye de biliriz. Miami'de yaptığımız tekne turunda, tur kaptanı ünlülerin evinin olduğu yerleri gezdirirken ne yazıkki hiç Sibel Can'dan bahsetmedi. O kadar da beklemiştim belki adını söyler diye :)) Neyse, ben Miami'yi Sibel Can'dan farklı olarak size gezdiğimiz gördüğümüz yerleri yazarak, bol fotoğraflarla anlatayım. Az laf, çok fotoğraf :)

Miami hazırlıklarımıza birkaç gün önceden başladık. Önce internet sitelerinden yaptığımız araştırmalarla nerelere gidilmesi, nerelerin görülmesi gerektiğine karar verdik. Bizim görmek istediğimiz çoğu yeri kapsayan Go Miami Card adlı bir kartla tüm bu yerlere daha rahat giriş-çıkış yapabileceğimizi öğrenip, eşime ve bana birer tane bu karttan online olarak aldık. Daha az para ödeyerek, daha çok yeri görme imkanı oluyor. Biz 3 günlük olanını aldık.  Bu kartın benzerini NewYork gezimizde de NewYork Pass olarak almıştık. Gerçekten çok işe yarar bir şey.  Hem Miami'ye hem de NewYork'a gidecek herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. ( Amerika'daki bir çok yer için bu tip kartlar var. ) Daha sonra otel ayarlamamızı yaptık. 2 gece Miami Beach'de, 1 gece Miami Downtown'da kaldık. Miami'de otel rezervasyonu yaparken dikkat edilecek en önemli 3 şey sırasıyla park yeri, klima ve internet bağlantısı. (Diğer temizlik, kahvaltı gibi şeyleri saymıyorum. Bunlar da önemli ama ben en önemlilerini söylüyorum :) ) Eğer otelin kendine ait bir park yeri varsa bu bir artı. Eğer yoksa , günlük $20 park parası vermek zorunda kalabilirsiniz. Yol üzerinde çoğu yerlerde park yasağı var. Kurallar önemli, arabanız her an çekilebilir. Klima olayı da şöyleki, Amerika'daki %95 her yer klimalı zaten.Buna oteller de dahil. Hele Miami gibi bir yerde klimasızlık düşünülemez. Benim klimadan kastettiğim, bizim gibi aralık ayında gidecekler için geceleri klimanın sıcak ayarda çalışabilme özelliği :) 2. otelimizde klima sadece soğuk ayarda çalışıyordu. Çocuklu aileler için bu bir dezevantaj olabilir. İnternet bağlantısı, bizim için olmazsa olmazlardan. Bu herkes için değişebilir. Akşamları otele geldikten sonra, yarınki planlarımız için adres ve bilgi alma konusunda başvurulacak yer internet oluyor.

Akşam bavulumuzu hazırlayıp , sabah erkenden yola çıktık. Miami Beach'deki otelimizi bulup eşyalarımızı odaya yerleştirdik. ( Arabamızı kapalı park yerine park ettik önce, daha sonra otelimizin tam karşısında yol kenarında bir park yeri bulup cici arabamızı oraya park ettik :)) Go Miami Card'ımızı almak için satış ofisine gittik. Kartlarımızı aldık ve resmen gezimiz başlamış oldu. Hayırlı olsun efenim :)
Burası otelimizin lobisi. Moda dünyasından bir esinti :)

Kartlarımızı aldığımız yerin hemen yanında görmek istediğimiz yerler listesinde bulunan Holocaust Memorial'i görüyoruz.
Holocaust Memorial

130 gerçek boyutlu figürlerle kaplı, anıtsal bir kol olan bu heykel, ölen Yahudilerin acısını paylaşmak için yapılmış.Wikipedia'da şöyle anlatılıyor:


"Holokost (Yunanca: Holókauston), Nazi Soykırımı, Yahudi Soykırımı, ya da Ha-Shoa (İbranice: השואה Felaket); Almanya'nın Nazi döneminde yaklaşık 6 milyon kişinin (kaynaklara göre ölü sayısı değişir) sistemli bir şekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir.(Kaynak)

1933 yılında Yahudilerin haklarının azaltılması ile adım adım başlayan felaket, sonunda Nazi hükümetinin eline geçirebildiği bütün Avrupa Yahudilerini katletmesi ile sona erdi.
Polonya'da uygulanan toplu halde kurşuna dizmeli katliam şekli, Nazilerin görüşüne göre çok az etkiliydi ve bu yüzden büyük kapsamlı bir "Temizleme" için, yeni yöntemler aranmaya başlandı. 1941 yılının sonbaharından itibaren "Gazlama-Kamyonları" kullanmaya başlamışlardı. Bu kamyona başka bir kampa götürüleceklerini sanan Yahudiler doldurulduktan sonra, Kamyonun egzoz dumanını kamyonun arka kısmına bağlıyorlardı ve bu yolla kamyondaki Yahudilerin egzoz gazından boğulması sağlanıyordu. 1939-41 yıllarında, Ruhsal ve bedensel engelliler, sabit "Gaz odalarına" Kamyon egzozu bağlanarak öldürülüyorlardı. Katliamın bu döneminde, engelli kurbanların üzerinde Nazi doktorları bir sürü yeni öldürme metodları denemişti. Bu deneylerde kazanılan tecrübeler katliamın devamında Nazilerin çok işine yaradı......."

Bu soykırımın olmadığını iddia eden sayfalarda var. İsterseniz bu sayfadaki tartışma formunda konu ile ilgili diğer ayrıntılara ulaşabilirsiniz.
Heykellerin yüzlerindeki duygular çok acı. 


Holocaust Anıtı'nın sol tarafında, (yukarıdaki fotoğraf) bir anıt ve arkasında bir yazı var. Bu anıtta, çocuklarını korumaya çalışan bir anne resmedilmiş. Arkasında da Anne Frank'ın sözü: "Then, in spite of everything, I still believe that people are really good at heart." yani,  "Her şeye rağmen, hala gerçekten iyi kalpli insanların olduğuna inanıyorum."



Arbor of History. Bu alanda, Holokost hikayesi siyah granit üzerine kazınmış yazılar ve fotoğraflar aracılığıyla anlatılıyor.
 Sonra başladık Miami sokaklarını arşınlamaya. :) NewYork sokakları aklıma geldi, ah ayaklarım vah ayaklarım :)
Harita çözüm dahisi iş başında :)
         Botanic Garden 

 Botanic Garden
Temple Emanu-El ve Citibank Şubesi :)
Miami'nin en ünlü sahili olan South Beach.
Sahil sadece eğlenenlerin değil, evsizlerin de mekanı. 

Sahilden ayrılıp yol boyunca Miami sokaklarını gündüz gözüyle gezmeye başlıyoruz.
 Ocean Drive (Gündüz)
  Ocean Drive (Gündüz)

 Ocean Drive (Gündüz)
 Ocean Drive (Gündüz)

Hava kararmaya başladı. Otelimize dönüp, beslenme çantamızdaki mamalarla karnımızı doyurduk. Bu fotoğrafı yemek sonrasında çektim. Daha sonra biraz dinlenip, gece tekrar dışarı çıktık. Alemlere aktık dermişimmm :))))
Aşağıdaki fotoğraflar, Miami gecelerinden...Christmas öncesi olduğu için , çoğu yer ışıklandırılmışdı.
Bu fotoğrafta, bar açılışını bekleyen insanları ve büyük bir indirim yapan mağazanın , geceden sıraya giren müşterilerini görmekteyiz. Beach'de gördüğümüz evsizlerden sokak aralarında da var malesef :(

 Ve otelimize dönüp, yarınki gezimiz için enerji toplamaya çalıştık. 2.kısım pek yakında :))

5 yorum:

Sanattryemek dedi ki...

Ozellikle su heykel cok dikkatimi cekti,film gibi! 2.kismini simdiden merak etmeye basladim ;)

ZencefilliÇörek dedi ki...

anilar anilar.. devamini bekliyorum :) Agustos'ta ordaydik.. yine orda olmaliyim bir an once ;)

Pasta ofisi dedi ki...

Detaylı anlatımınızla gitmiş gibi oldum teşekkürler devamını bekliyorum:)

İlknur BAYRAK dedi ki...

merhaba, go miami kartinizi online aldiniz daha sonra satis ofisine gittik ordan aldik dediniz. Online bir kart gonderiyorlar, bu yeterli olmuyor degil mi?
Tesekkurler

Ozlem dedi ki...

Online bir kart yok, net uzerinden odemesi yapiliyor. Ama mutlaka buroya gidip kartin aslini almak gerekiyor.

Yorum Gönder

Yorumunuz icin tesekkurler.

 

Sample text

Sample Text