Ads 468x60px

Pages

23 Nisan 2010 Cuma

Blue Spring State Park





Blue Spring, bence Orlando'daki en güzel yerlerden biri. Birkaç sefer gittik Blue Spring'e.Bizi ziyarete gelen arkadaşlarımızı götürdüğümüz uğrak yerlerden biri oldu Blue Spring.Geçen yılın sonunda Virginia dan gelen arkadaşlarımızla,geçtiğimiz ay da Philadelphia'dan gelen arkadaşlarımızla gittik. Son gidişimizde tekne turu yaptık. 25 den fazla timsah gördük. Su kaplumbağaları da çok şirindi.




Blue Spring State Park, St Johns Nehri üzerinde oldukça geniş bir araziyi kaplıyor.Nehir balıkçılık , kano ve kürek için populer.Parkta bol piknik alanları ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Nehrin suyunun sıcaklığı 72F .Yaz kış aynı sıcaklıkta. Suyun bu sıcaklıkta olması , Manateeler ( deniz ineği) için bir yaşam alanı .


Manateeler oldukça şirinler.Bana yunusları anımsattılar.


Özellikle kasım -mart ayları arasında bu nehir, manateeler için sığınma yeri. Yani kış sezonunda nehirde daha çok Manatee görmek mümkün. Bu sezonda, yüzme ve dalmaya kesinlikle izin verilmiyor.Ama yaz sezonunda Manateelerle birlikte yüzülebiliyor.Biz her iki sezonda da parkta bulunduk. Yukarıdaki manatee fotoğraflarını sanırım şubat ayında çekmiştim.



Parkta bulunan Thursby ev, Louis Thursby tarafından 1872 yılında inşa edilmiş.Hala sağlamlığını korumakta. Müze haline getirilmiş ve o yıllarda kullandıkları eşyalar evde sergilenmekte.



----------------------------&---------------------------

----------------------------&---------------------------


Yukarıdaki tekne ile, St.Johns nehri üzerinde gezimizi yaptık. Teknedeki rehberimiz , gezi boyunca bize açıklamalarda bulundu.Bana fotoğraf çekmem için, güzel kareler yakalattı.Aşağıdaki fotoğrafları tekneden çektim.



Wekiwa' da kano yapmıştım ama burada yapmaya cesaret edemedim. Timsahlarla bir arada olmak, göz göze gelebilme ihtimali bana pek cazip gelmedi.Balık tutmaya çalışan adam, epey bir balık tutmuştur heralde.



Tekne turunda, bir çok çeşit kuş türü de gördük.Rehberimizin söylediğine göre, bu nehir üzerinde yaşayan , çok nadir bulunan kuş türleri varmış.




Ve timsahlar. Başlarda küçüklerle idare edeceğimizi düşünmüştüm.Ama sonra daha büyüklerini de gördük.



Nasıl? Ürkütücü değil mi?



Ve işte cici kaplumbağalar.Güneşlenmeye çıkmışlar.

Daha o kadar çok fotoğraf varki. Ama bu yazı için bu kadarı yeterli. Aşağıya da iki video ekledim. Teknedeyken çektim.İzlemek isterseniz bakabilirsiniz.



-------------------------------&----------------------------------------

Daha ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar için bakınız.

17 Nisan 2010 Cumartesi

Mısır Unlu Ekmek





Hani demiştim ya, küçük küçük ekmekler yapıyorum diye. İşte bunlar o dediklerim. Ekmek makinasına tüm malzemeleri koyup , temel ekmek programında makinayı çalıştırıyoruz. Benim makinamda temel ekmek ayarı 3 saat 25 dk sürüyor. Ben bitimine 1saat 30 dk kala makinayı kapatıyorum. Makinanın içinden mayalanmış ekmek hamurunu alıp elimle küçük yuvarlaklar yapıp, fırında pişiriyorum. İşte tarifi:



1 cup ılık süt
5/8 cup ılık su
1 tbsp zeytinyağı
2 tsp tuz
4 tsp şeker
1 tbsp mısır unu
4 cup un
2tsp kuru maya






Hamurun kabarması için önemli nokta önce sıvı malzemelerin koyulması daha sonra ise katı malzemelerin ilave edilmesidir. En son ilave edilen maya, unun ortasına açılan bir çukura yerleştirilmelidir.Sıvı malzemeler önce olmak kaydıyla tüm malzemeyi makinenizin haznesine koyun ve temel ekmek programında çalıştırın.Makinenin ekmeğinizi pişirmesine izin vermeden , ekmek hamurunuzu makinadan çıkarın. Elinizle küçük yuvarlak şekiller verin. Bir bıçak yardımıyla ekmek hamurlarınızın üzerine derin birer çizik atın ve 350 F de pişirin. That's all. Afiyet olsun.






9 Nisan 2010 Cuma

Ekmek Makinem

Amerikaya ilk geldiğimiz günlerde , ağız tadımıza uygun ekmek bulmakta epey zorlandık. Yanlış anlaşılmasın binbir çeşit ekmek var burada.Ama biz her ekmeği yiyemedik. Hergün markete gidip ekmek almakta zor gelmeye başladı bir müddet sonra. "Neden ?" derseniz, çünkü ekmek almaya bile arabayla gitmek zorundayız.Market çok yakın değil evimize. Velhasıl, temel ihtiyacımız olan ekmeğe, her an ulaşabilmek,ekmeğimizi içimiz rahat yiyebilmek için Ankaradaki evimizde yaptığım gibi ekmek makinasında yapmaya karar verdik. Buradaki Walmart adlı marketten aldık makinemizi. Nazar değmesin, şu ana kadar hiçbir sorun çıkarmadı bana, çok güzel çalışıyor, çok memnunum kendilerinden. Günaşırı ekmek yapıyorum evde. Bir kaç ekmek çeşidi denemem oldu, inş ilerleyen zamanlarda farklı ekmek çeşitleri yapmayı deneyeceğim.

Ekmek makinesinde yaptığım ekmekler kocaman dilimler şeklinde oluyor ve birkaç gün sonra yediğimiz zaman çok ufalanıyor , her yer ekmek kırığı oluyordu. Buna da bir çare buldum. Ekmek makinasında ekmek hamurunu sadece yoğurtturuyorum, pişirmeden çıkarıp kendi elimle şekil verip fırında pişiriyorum. Böylece küçük küçük ekmeklerimiz oluyor.

Bir tane de ekmek tarifleri kitabı aldım kendime.İçinde çok cezbedici fotoğraflar var. Umarım tarifleri dener ve burada sizinle paylaşırım.

Bu kadar kendinden söz ettiğim ekmek makinem, huzurlarınızda.

3 Nisan 2010 Cumartesi

Yine Yeni Yeniden

Günler ne çabuk geçiyor.Daha Amerikaya gelişimiz dün gibi.Bir çok şey değişti bu süre zarfında. En azından artık " geri dönelim" diye tutturan bir iç sesimiz yok. İnsan zamanla herşeye alışıyormuş. Boşuna dememişler "Zaman en iyi ilaçtır. "diye.
Bloguma yazı yazamadım ama çok yerler gezdim gördüm.Bundan sonra bloguma daha çok vakit ayırmayı düşünüyorum. Eşim, diğer blogcu arkadaşlar ve sağolsun Cilekli Sakiz beni yazmaya teşvik ediyorlar.Bundan sonra daha sık görüşmek üzere diyorum.
Follow me :)

1 Ocak 2010 Cuma

Happy New Year


1 yılı daha geride bıraktık. Kim derdiki bu yılı Amerika'da bitireceğiz, hatta yeni yıla da Amerika'da gireceğiz.


Bu yıl herkes için güzelliklerle dolu bir yıl olsun. Herkese sevdikleriyle beraber geçirecekleri, sağlıklı, mutlu, huzurlu, bol kazançlı ve sevgi dolu bir yıl diliyorum. Mutlu yıllar...


26 Aralık 2009 Cumartesi

Shanghai Bok Choy



Buradaki Hispanic marketlerde çok çeşitli tropical sebze ve meyveler var. Adını daha önce hiç duymadığımız, tadını merak ettiğimiz sebze ve meyveleri alışveriş sepetimize atıp, internet sitelerinden de ne olduklarını öğreniyoruz. Eşim her Egeli gibi sebze yemeklerinin müptelası olduğu için, özellikle sebze yemeklerinin nasıl yapıldığını öğrenip, kendi damak tadımıza uygun şekilde hazırlayıp yiyoruz.Bunlardan biri de Shanghai Bok Choy.


Shanghai Bok Choy, Çin lahanası ailesinin bir üyesidir. Küçük ve geniş yeşil yaprakları vardır, yıl boyunca marketlerde bulunabilir. Buzdolabında 2-3 gün tazeliğini korur. Besin değeri yüksektir, vitamin A, C ve kalsiyum içerir.


Çinliler bu sebzeyi en yaygın olarak wok tavada kısa süreli yüksek ateşte soya sosu, istiridye sosu gibi soslar, tereyağı, kıyılmış sarımsak, karanfil ve çeşitli baharatlarla soteleyerek yedikleri gibi salata, tavada kızartma ve çorba olarak da tüketiyorlar.


Biz pişirdik, tadı ıspanak-pazı arası bir tat. Benim yaptığım tarif şu şekilde:


4 adet Shanghai Bok Choy
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet küçük soğan
2 diş sarımsak
tuz,karabiber,kırmızıbiber


Soğanı ve sarımsağı çok ufak doğrayıp hazırlıyoruz. Zeytinyağını tenceremize alarak soğanları soteliyoruz. Sonrasında sarımsağı da ekleyip bir müddet kısık ateşte beraberce kavuruyoruz. İyice yıkadığımız ve doğradığımız Shanghai Bok Choylarımızı soğanlara ilave edip, karıştırıyoruz. Tuzumuzu, karabiberimizi ilave edip suyu çekilene kadar, kısık ateşte sebzemiz yumuşayana kadar yaklaşık 10 dk pişiriyoruz. Pişip soğuduktan sonra üzerine kırmızıbiber serpip, afiyetle yiyoruz.
Sebze yemeklerine aşina olan eşim tadını çok beğendi, hatta tadını Aydın'da sakalıslatan diye bilinen sebzeye benzetti.





17 Aralık 2009 Perşembe

Amway Arena

Orlando'da ilk defa basketbol maçı izlemeye gittik.Türkiye'de iken bir çok basketbol maçını izledim.Ama burada, bu büyük salonda maç izlemek birbaşkaydı.Maç başlamadan önce,molalarda, devre aralarında değişik atraksiyonlar vardı.Atmosfer ve seyircilerin coşkusu da süperdi.Tabi Ponpon kızların coşkuyu arttırmadaki payı yadsınamaz.Biz de katıldık bu coşkuya.

Orlando'ya geleceğimiz kesinleşince "Hidayet'i de görürüz ne güzel!" diye sevinmiştik.Biz geldik ama o gitti :( .Orlando Magic taraftarları baya kızgındı Hidayet Türkoğlu'na.Takımı yarı yolda bıraktığını söylüyorlar.Benim için sorun değil,karşı takımda da olsa her basket attığında alkışladım.:)















































 

Sample text

Sample Text