Ads 468x60px

Pages

1 Ağustos 2013 Perşembe

Ispanakli Kek


Ispanakla  yaptigim pastalardan sonra ben hala ispanaga doymayinca, misafirlerim icin kek versiyonunu da denemistim. Taslaklarda kalan bu guzel tarifimi eklemek istiyorum.
Kisaca, normal kek hamuruna ispanak puresi ekledim. Dikdortgen borcamda pisirdim. Servisini uzerinde kremsanti ile yaptim. En kolayi da bu oldu :))

Malzemeler
  • 3 adet yumurta
  • 1,5 su bardagi seker
  • 1 bardak sut
  • 1 cay bardagi siviyag
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardagi ispanak püresi
  • Aldigi kadar un ( 2 su bardagi kadar)
Kremasi icin:
  • 1 su bardagindan bir parmak eksik  süt
  • 1 paket kremsanti (toz)  
Yumurtalari sekerle mikser yardimiyla cirpip ,yag kabartma tozu ve vanilyayi ekliyoruz. Ispanak puresini de ekledikten sonra unu yavas yavas ekleyip cok koyu kivamli olmayan bir kek hamuru olusturuyoruz .Yagladigimiz orta boy borcama kek hamurunu dokup  180 derecede 40 dk pisiriyoruz.

Pisen keki firindan cikarip sogumaya birakiyoruz. 1 paket toz kremsanti ile sutu cirpip buzdolabinda 15 dk kadar bekletiyoruz. Sonra soguyan keki dilimleyip servis tabagina aliyoruz. Uzerine kasikla kremsantiden koyup ustunu ispanakli kek kirintilari ile susluyoruz. Afiyet olsun.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Amasra Gezimiz

Bir haftasonumuzu da Amasra`ya ayirdik.  Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerin tam ortasında ve ulaşımı kolay olan bu guzel sehir, hafta sonunu geçirmek icin guzel bir tercih.

Amasra, Bati Karadeniz de Bartin iline bagli, Kure daglarinin eteklerinde  yemyesil bir ilce. Yol ustunde ugranilasi yerler var. Biz gozumuze kestirdigimiz yerlere ugrayarak Amasra`ya vardik.

Yukaridaki fotograf Hakan`in ilk su birikintisi ile karsilasmasi :) Suyu cok seviyor, bu tatilimizde amac Hakan`in ilk kez deniz gordugunde ne yapacagi merakiydi. Ayaklari suya degince cok mutlu oldu. Parmak arasi terlikler cok yakisti tombik ayaklara..

Burasi da Mengen`de yol ustunde yemek yemek icin durdugumuz yer Mengen Lezzet Dunyasi. Yemekler lezzetliydi. Sicacik bazlama, taze sebze ve meyveler, mis gibi manda yogurdu, tas kebabi.Corba, Bolu`ya ozgu bulgur corbasi. En sondaki tatli ise Melisa otundan yapilmis sutlu bir tatli , tadi cok guzeldi.

                                                 Bakacak Tepesi - Bakacak Mevkii
Bakacak Mevkii, Amasra-Bartın yolunun 4. km’sinde Bakacak tepesi üzerindedir. Amasra’ya ilk kez gelenlerin durup, tüm şehri hayranlıkla izledikleri noktadır bizim gibi. Aynı zamanda Amasra’yı fetheden Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü manzara karşısında Lalasına dönerek “Lala, Lala Çeşmi Cihan bu mu ola?” dediği yer olarak bilinir.
Bu tepede yerli halk, kendi yaptiklari dogal urunleri satiyorlar. 


Otelimiz  yine Bakacak Mevkii de bulunan Amasra Grand Kirazlar Oteldi. Otelde Bungalov odalarin birinde kaldik. Odamiz deniz manzaraliydi. Hakan icin bir park yatak koymuslardi. Amasra manzarali havuzu cok hostu. Hakan ilk havuz deneyimini de burada yasadi. Cocuk havuzundan zor cikardik. Haziran in sonunda gittigimiz icin hava cok sicak degildi. Hasta olacak diye korktuk, cok sukur bir sey olmadi.

                                                       Bu da havuzdaki ilk pozumuz.
Otele yerlestikten sonra Amasra`yi gezmeye basladik. Oncelikle Cakraz ve Inkumu plajina gittik.

Cakraz
Cakraz 
ÇAKRAZ
        Çakraz doğal güzellikleri, temiz kumları ve denizi ile şirin bir tatil beldesidir. Amasra’nın 16 km kuzeydoğusunda, Amasra’ya bağlı bir köydür. Özellikle denizinin ve kumsalının temizliği, yeşil doğasıyla çekim merkezi olmaktadır.

Hakan burada ilk defa deniz gordu ve denize girdi. Cok sevdi, suyun sogukluguna aldirmadan babasiyla suda oynadilar. Bu yaz tatilinde sicak biryerlerde denize girmek icin sabirsizlaniyoruz :)

                                                                  Inkumu Plaji

Amasra -Merkez
Amasra-Merkez
Sehir kucuk ve temiz . Cadde boyunca siralanmis bufelerde atistirmaliklar satiliyor. Bolca haslanmis yada kozlenmis misir. Patates cipsi cok orjinal geldi bana.Elma soyma aleti ile patatesler soyuluyor, cop sise gecirilip yagda kizartiliyor.

Liman
Limani balikcilar mesken edinmis. Yat Rallisinin yapildigi Amasra`da yat ve teknelerin barindigi 2 liman var.
ÇEKİCİLER ÇARŞISI:     
       Burasi Amasra`nin merkezinde  Amasra’ya özgü tahta işçiliğinin nadide ürünlerinin, tel kırmaların, el dokumalarının ve daha pek çok el emeği göz nurunun satıldığı, sira sıra dükkânların dizildiği bir sokak.

KUŞKAYASI YOL ANITI
 
        Amasra-Bartın karayolu üzerinde, Amasra’ya 4 km. uzaklıktaki Kuşkayası  Yol Anıtı Roma İmparatoru Claudius Cermonious zamanında Bitinya Valisi Galius Julius Aquilla tarafından yaptırılmıştır. (M.S.41–54) Yufka kabartma tekniği ile kayalara oyulmuş kral heykeli ve Roma hâkimiyetinin sembolü olan kartal figürü ve iki kitabesi bulunmaktadır. Heykellerin baş kısmı tahrip edilmiştir. Anadolu’da bulunan tek yol anıtı olma özelliği taşıyan eser Roma egemenliğinin sembolü ve ulusların barış ve dostluğunu simgeleyen önemli bir eserdir.

Merdiven sayisi coktur yoruluruz diye ben tepeye cikmaktan vazgecirmeye calissam da babasi Hakan`i en yukariya kadar cikardi. Yaklasik 100 kadar merdiven basamagi var. Fotograflarin birindeki ayrintiya dikkat ettiniz mi? :)


Amasra`da bir cok balik Restauranti var. Biz aksam yemegimizi yemek icin Cesm-i Cihan Restauranti tercih ettik. Salata cok guzeldi yaklasik 20 cesit vardi sanirim, ortaya karisik balik tabagi istedik. Taze taze baliklar cok lezzetliydi.

Giderseniz Amasra`da gorulmesi gereken diger yerlerden bazilari:, Amasra Kemere Köprüsü, Amasra Küçük Kilise, Ethem Ağa Konağı, Amasra Kalesi, Amasra Cenova Şatosu, Amasra Kemerdere Köprüsü, Oyma Magaralar, Ickale Mescidi, Bedesten, Fatih Camisi, Horhor DereTuneli, Delikli Sili, Aglayan Agac, Antik Tiyatro, Gurcuoluk Magarasi, Akrapol, Bozkoy Plaji, Boztepe, Galla Pazari...

Gorusmek uzere. Sevgiler.

Kaynak:http://www.amasra.gov.tr/turizm.html

26 Nisan 2013 Cuma

Safranbolu Gezimiz


Orlando Gunlugu

Hep yurtdisindaki gezdigimiz yerlerden bahsetmek olmaz di mi? Ulkemizde de gorulmeye deger bircok yer var. Bu yerlerden biri de Safranbolu. Dogumgunum munasebetiyle esim 2 gunluk bir haftasonu gezisi ayarlamis bize. Guzel oldu, hos oldu. Gittik, gezdik, begendik. Hakan buyuyunce tekrar gidilecek yerler listesine ekledik.

Vikipedi Safranbolu icin ne demis bakalim:

Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Konumu Ankara'nın 220 km kuzeyinde ve Karadeniz'in 90 km güneyindedir. Karabük ilçe merkezinin de 8 km  kuzeyinde bulunmaktadır. Safranbolu şehir merkezi ile Karabük il merkezi bitişiktir.
Ev örneklerine, Beypazarı, Göynük, Taraklı, Odunpazarı gibi Türkiye'nin birçok yerinde rastlanan Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihî Safranbolu evleri ile ünlü olan şehir, bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye'de Dünya Miras Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir ve turistik ilgi çekmektedir. Safranbolu ismini, bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır.....

Safranbolu`ya gitmek icin cumartesi sabahi evden ciktik. Kahvaltimizi yol ustunde yapmayi planlayip Karabuk`e varmadan Esentepe de kahvalti molasi verdik. Asagidaki fotograflar kahvalti mekanimizdan.

Kahvaltidan sonra kalacagimiz konaga gitmek icin yola ciktik.
Safran Konak, safranbolunun merkezinde doga dostu bir yer,yemyesil kocaman bir bahcesi var. Tipik bir Safranbolu evi. Odalari da manzarasi da cok guzel. Esyalarimizi odaya yerlestirip Safranbolu`yu gezmeye basladik.
 
 
Safranbolu, eski bir Osmanli kasabasiymis. Ev yapilarinda Osmanli tarzi hakim. Bircok gezilecek yerler var. Eski carsi yada Demirciler Carsisi diye adlandirilan tarihi carsinin merkezinden basladik gezimize.
 
  
Ilk ugrak yerimiz Arasta Meydani. Burada Koprulu Mehmet Pasa Cami ve caminin bahcesinde de gunes saati var. Gunes saati cok ilgimizi cekti. Gunesin tas uzerine yansiyan golgesine gore saatin kac oldugu anlasiliyor.
Bu meydandan Arasta Carsisina acilan kapidan gectikten sonra , onumuze cikan Boncuk Kahve de bir kahve molasi verdik. Buraya mutlaka ugramalisiniz. Mese komurunde yapilan kahvenin tadi enfes. Kahvenin sunumu da cok orjinal. Yaninda karadut serbeti ikram ediyorlar. Arasta carsisinda, sagli sollu dizilmis dukkanlarda bircok hediyelik esya, el dokumalari mevcut. 
Buradan Cinci Han`a gectik. Burasi 1645 yilinda Padisah 1.Ibrahim zamaninda Safranbolu`lu Kazasker Huseyin Efendi tarafindan yaptirilmis. Burayi ozel kilan hanin mimarisi. Han, otel ve cafe olarak kullaniliyor. Bizim bidik hanin icinde oraya buraya kosturdu durdu :)
Cinci Hanı
Carsiyi gezmeye basliyoruz. Benim gibi alisveris yapmayi sevenlerdensiniz burasi tam size gore :)
 
Birbirinden guzel hediyelik esyalar var. Sabuncu dukkani en ilgimi cekenlerden. Safranli sabunlardan aldim 6 tane. Cilde ve saca iyi geliyormus. 


Safranbolu; safrani, safranli lokumu, safranbolu gazozu ve safranbolu simiti ile meshur. Carsi icerisinde bircok lokumcu var. Cok ikramseverler, dukkanlarin onunde lokumlarindan tattiriyorlar turistlere. Baya bir lokum yemisizdir, hele Hakan bayram etti :) Lokumun tadini ben begendim. Gazoz ve simit icin ehhh iste diyebilirim.

Hidirlik Tepesine cikarkenki manzara. Eski bir top mermisi yonu mezarliga cevrili.!
 
Hidirlik Tepesi
 Hidirlik Tepesi. Burdan Safranbolu`yu tum guzellikleriyle gorebilirsiniz. Ucak, Zafranbolu ucagi. Safranbolu halki kendi parasiyla alip, orduya hediye etmis.
 
Hidirlik Tepesinden Eski Hukumet Konagi ve Saat Kulesi de goruluyor.
 
Incekaya Su Kemeri, altindaki Tokatli Deresi, kanyon gezisi icin idealdir.
 
Tokatli Kanyonu 
 
Kristal Teras
 
Tokatli Kanyonu`na ayaklarinizin altindan bakmak isterseniz sizi Kristal Teras`a alalim. Harika bir yer. Safranbolu`ya gidip de gorulecekler listesinde olmali mutlaka.
O cam ustunde bacaklarim titredi resmen. Hemencecik birkac poz cekip uzaklastim :)
 
Safranbolu turizmine katkıda bulunmak amacıyla Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan Kristal Teras (Cam seyir terası), 75 ton ağırlığı taşıyabiliyor. Roketatar mermisiyle dahi kırılmayan cam seyir terası, her biri 750 kilogram taşıyabilecek kapasiteye sahip gözenekler, 3 santimetre kalınlığında 3 parça camdan oluşuyor. Yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan 100 metrekareden oluşan terasta bir seferde sadece 30 kişi bulunabilmekte teras eşsiz Tokatlı Kanyonu manzarasını bizlere sunmaktadır. (Kaynak) 
Yörük Köyü

Sonra Yörük Köyü"ne gittik. Safranbolu’ya 11 km uzaklıktaki bu “Müze Köy”, Kültür Bakanlığı tarafından 1997 yılında, gerçek bir Türk-Türkmen Köyü oluşu ve tarihi yapılarının görkemi nedeniyle koruma altına alınmış. Safranbolu’nun küçük bir maketidir. (Kaynak)

Bulak Mencilis Magarasi
Bulak Mencilis Magarasi
 
Diger bir ugrak noktamiz da Bulak Mencilis Magarasi. Magaraya girmek icin 100 kadar basamakla yukariya tirmanmaniz gerekli. Magaranin ici karanlik ve icerdeki hava nemliydi. Bu magara icindeki hava astim ve bronsit hastalarina iyi geliyormus. Yuruyus alanlari isiklandirilmis. Bu isiklandirmalar tavanlardan sarkan sarkitlarda urkutucu goruntuler olusturuyordu. Tavanlardan akan damlalardan yer yer kucuk su birikintileri olusmus.
 
Buram buram tarih kokan bu guzel ilce, tertemiz havasiyla bize guzel bir hafta sonu gecirtti. Gezdik yedik ictik yorulduk. Biz cok sevdik. Gitmek isteyenlere tavsiye ederim. Sevgilerle. 

30 Mart 2013 Cumartesi

Ispanakli Pastalar ve Ispanak Puresinin Hazirlanisi

Ispanaktan ziyade, ispanagin verdigi renkti beni ispanakli pastalar yapmaya yonlendiren. Iki rengin birbirine uyumu ancak bu kadar olur. Yesil kek, arada ve ustteki beyaz kremali kisimlar. Ispanak tadi ise hic belli degil.  Ha bir de şu var, icinde ispanak olunca birazcik da olsa vitamin alsin diye oglus yiyince tadindan yenmiyor bu pastalar.

Ispanak puresinin hazirlanisi:

Yarim kilo kadar koyu ve iri yaprakli ispanak alin, saplarini ayirin sadece yapraklarini kullanin. Teflon bir tencereye ispanak yapraklarini koyup ,ispanaklarin pismesine izin vermeden sadece ısı gormesini saglayin. Yapraklar isinin etkisiyle buzusecektir. Hafif suyunu salmis da olabilir. Bu suyu dokmeyin ki, pandispanyanin rengi koyu olsun. Daha sonra yapraklari derin bir kaba alip blendirla pure haline getirin. (Blendir kullanmamiz daha iyi cunku rondoda yapraklar iri kaliyor ve pandispanya icinde ispanak parcalari goruluyor.) Bu olcuden 1 su bardagini tam doldurmayan 2 yemek kasigi dolusu kadar ispanak puresi elde ediliyor. Koyu yaprakli ispanak secildigi zaman bu pure olcusu gayet yeterli olur.
 
Ilk ispanakli pastami komsum-arkadasim Sera`nin dogumgunu icin yaptim alelacele. Ara katlarinda pasta kremasi, ustunde ve yanlarinda kremsanti kullandim. Yanlarini hindistan cevizi, uzerini de ispanakli kek kirintilari ile susledim.


Bunun icin 20 cm lik kucuk bir cember kalip kullandim.

Pandispanyasi icin:

4 yumurta
3 fincan toz seker
3 fincan un
1 pkt kabartma tozu
1 pkt vanilya
1 su bardagi ispanak puresi (yaklasik)

Yumurtanin sarisini ve akini ayirin. Aklarini ayri bir kasede kar haline gelene kadar mikserle cirpin. Yumurta sarilarina sekeri ekleyerek , seker eriyene kadar mikserle cirpin. Daha sonra mikseri birakin  bir spatula yada tahta kasik yardimi ile sari karisimi yumurta aklarinin icine ilave edin. Unu ve kabartma tozunu ekleyip ( mumkunse eleyerek) alttan uste dogru yumurta aklarini sondurmeden karistirin. Ispanak puresini de ekleyip yagli kagit serilmis cember kalibiniza dokun. ( Kivami cok akiskan olursa 1 yemek kasigi un, koyu olursa 1 yemek kasigi ilik su ekleyebilirsiniz.) 180 derecede onceden isitilmis firinda pisirin. Pistigini , pastanin ortasina batiracaginiz kurdanin temiz cikmasi ile de anlasilabilir.

Krema icin:

3,5 su bardagi sut
1 su bardagi seker
4 yemek kasigi un
2 yemek kasigi bugday nisastasi
1 pkt vanilya

Ust ve yan kaplamasi icin:

1 pkt kremsanti
1 su bardagi sut
hindistan cevizi
pasta arasinda kullanmak icin muz.

Tum krema malzemeleri bir tencere icerisinde pisirilir, sogudutan sonra pasta ara kremasi olarak kullanilir.

Pisen pandispanya kaliptan cikarilir, tel izgara uzerinde sogumaya birakilir. Soguduktan sonra duzgunce iki kata ayrilir.Pandispanyanin bombeli olan kisimlari bicakla kesilerek duz yuzeyler elde edilir. Kesilen kisimlar rondodan cekilerek pasta ustunde kullanilir. Ilk kat meyve suyu yada sutle hafif islatilir ve ustune krema surulur. Uzerine muz dilimleri yerlestirilir ve bir kat daha krema surulur. Pandispanin ikinci kati uzerine kapatilir. Kalan krema pastanin uzerine surulur. 1 su bardagi sutle cirpilmis 1 paket krem santi ile pastanin etrafi ve uzeri kaplanir. Yan taraflar hindistan cevizi ile uzeri kek kirintilariyla kaplanir.



Ikincisini de kardesim icin yaptim. Kardesim ise baslayinca aile arasinda bir yemek yenildi, ben de pasta yapip goturdum. Kalabalik oldugumuz icin buyuk boy firin tepsisinde pandispanya pisirip , pisen pandispanyayi ortadan ikiye kestim. Arasina yine krema surdum, muz ekledim. Yanlarini ve ustunu kremsanti ile kapattim. Uzerini kek kirintilari ile susledim.



 
Bir de ispanakli kek yaptim. Onu da bir sonraki yazima sakladim :)

22 Mart 2013 Cuma

Pufidik Mayali Acma

Super, garanti bir tarif. Pastaneden aldigimiz acmalardan farki yok. Hatta esim tepsideki pisen acmalari gorunce, `neden bu kadar cok aldin?` diye sordu. Ben yaptim deyince de ayni hazir gibi olmus dedi. Oglum Hakan`in da yiyebilecegi saglikli pufidik ev yapimi acmalarimiz cok lezzetli. Iste tarifi..
 
Malzemeler:

  • 1 su bardagi ilik sut
  • 1 su bardagi ilik su
  • 1 su bardagi sıvı yag
  • 2 adet yumurta ( 1 tanesinin sarisi uzeri icin ayrilacak)
  • 1 paket instant maya (1 yemek kasigi, 11 gr)
  • 2 tatlı kasigi tuz (silme)
  • 4 yemek kaşığı tozşeker (tepeleme)
  • Aldıgı kadar un ( 4-5 su bardagı kadar)

  • İci icin : dogranmis siyah zeytin ve lor peyniri
    Uzeri icin: 1 yumurta sarisi+ 1 tatli kasigi yogurt, susam, corekotu.
     
    Su ve sütü (ilik olmali) yogurma kabınıza alin. Icerisine kuru mayayi ekleyip , karistirarak mayanin erimesini bekleyin. Daha sonra sıvı yagi, 1 yumurta ve 1 yumurta akini, tuzu ve sekeri de ilave ederek karistirmaya devam edin. Üzerine yavas yavas unu ekleyerek hamuru hazırlayın.  Hamur elinize hafif yapisan  kıvama geldiginde un eklemeyi birakin. Bu kivam, hamurumuzun daha cok kabarmasini saglayacak. Uzerini temiz bir ortu ile orterek yada kapakli bir kapta yapiyorsaniz kapagini kapatarak mayalanması icin 1-1.5 saat dinlendirin. Bu sure zarfinda hamurumuz cok guzel kabaracak.

    Tezgahimiza hafif un serperek ve elimize hamurun yapismamasi icin elimizi de hafif unlayarak hamurdan parcalar koparip tezgah uzerinde her parcayi rulo sekline getirin. Daha sonra rulolari ustunden hafif bastirarak duzlestirip icerisine (kullanmak istedigimiz ici ) dogranmis zeytinleri yada peyniri koyup tekrar kapatin. Rulonun her iki ucunu birlestirip, yaglı kagıt sermis oldugunuz tepsiye acmaları dizin. Uzerine, ayirdigimiz 1 yumurta sarisina 1 tatli kasigi yogurt ilave edip acmalarin her yanina gelecek sekilde surun, susam ve corekotunu ekleyip  yarim saat daha tepside mayalanmasi icin bekleyin.( Bir tepsi yapip diger tepsiyi doldurana kadar bu sure geciyor. ) Onceden isitilmis 180 derece/ 350 F  firinda  kizarana kadar pisirin. Afiyet olsun.


    18 Mart 2013 Pazartesi

    Kahvalti daveti

    Yayinlanmayi bekleyen postlardan biri. Gecen yilin son gunlerine ait. Esimin Amerika`ya gidecek olan arkadasi ve ailesi icin hazirladigim mutevazi bir kahvalti sofrasi. Cici kizlari ve hos sohbetleri ile soframiza renk kattilar. Zamanin nasil gectigini anlayamadik. Buradan kucak dolusu sevgiler, ins bir daha tekrarlariz.




    16 Mart 2013 Cumartesi

    Gumusleri parlatmanin yollari

    Taki da tercihim altin. Ozellikle altin bileklikler favorim. Ama her zaman her yerde altin kullanimi olmuyor. Bu zamanlarda gumus takilarimi tercih ediyorum. Gecenlerde uzun zamandir kapagini acmadigim taki kutuma baktigimda cogu gumus takimin karardigini gordum. Bunun uzerine internette yaptigim arastirma sonucunda gumusleri parlatmanin bircok yolunu ogrendim. Uygulamak isteyenler icin paylasiyorum.

    • Takının üzerine diş macunu sürün ve diş fırçasıyla yada elinizle iyice ovun parladığını göreceksiniz .
    • Eğer tek tek uğraşamam diyorsanız tüm takılarınızı sabunlu suda kaynatabilirmişsiniz .
    • Gümuş eşyalarınız iyice karardıysa ihtiyacimiz olan bir adet kadife kumaş. Narin dokunuşlarla başlayıp bastırarak kadife kumaş vasıtası ile silinen gümüş eşyalarınız kısa bir zamanın ardından eski görünümüne kavuşup pırıl pırıl parlayacaklardır. Eğer silme esnasında eliniz ağrırsa ara verip tekrar devam edin ara vermenin hiç bir sıkıntısı yoktur.
    • Külle ovalamak
    • Karbonat ve limonu karıştırıp yada tek basina karbonati nemli bir beze dokup, kararan gümüşünüzü matlıktan kurtarıp parlak bir görüntü verebilirsiniz. ( en etkili yontem buymus.)
    • Marketlerden bir gümüş parlatıcı alarak onunla silmek.
    Kaynak: Internet.
     

    Sample text

    Sample Text