Ads 468x60px

Pages

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Washington Gezimiz

Washington

Washington gezimiz için 2 gün ayırdık. Bu 2 günde gezilecek o kadar çok yer vardıki. Çoğunluğu müze olan bu yerlere girişler ücretsiz. Bir çok müzeyi, benzeri müzelere NY'da girdiğimiz için listemizden eledik.

New York'u  İstanbul'a,  Philadelphia'yı İzmir'e benzetecek olursak, Washington'u da Ankara'ya benzetebiliriz. Washington da Ankara gibi siyaset kokan, siyasileriyle anılan bir şehir.

Washington'a ait edindiğim bir izlenim, bütün müzelerin, ziyaret edilecek önemli yerlerin, anıtların bir alan içinde toplanmış durumda olması. Bu durum uzun yürüme mesafalerini, yorgunlukları ciddi bir biçimde azaltıyor. Şehirde ulaşım çözülmüş, trafik yok denecek kadar az. Metroya binip, Union Station 'da indiğiniz zaman yürüyerek bütün önemli yerlere ulaşabiliyorsunuz.

Washington'da her yer tarih kokuyor. Bütün binalar eski ve birbirine benziyor. Aşağıya eklediğim fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, müzeler de birbirine benziyor. Fotoğrafları eklerken "bu ne binasıydı ya?" diye kendime sorduğum çok oldu. Fotoğrafları yanlış adlandırmamaya gayret ettim, umarım hatam olmamıştır. Bu gezimizde videolar hariç yaklaşık 900 fotoğraf çekmişim. Gittiğimiz gün,Washington'da kapalı ve serin bir hava hakimdi. Bu bir çok fotoğrafa yansıdı, istediğim gibi çekimler yapamadım. Bu yazı, bol fotoğraflı bir yazı olsun. Gittiğim yerlerin açıklamasını değil sadece fotoğraflarını paylaşacağım.
Union Station 

Union Station, ana tren istasyonu , 1907 ve 1908 yılları arasında Baltimore, Ohio ve Pennsylvania demiryolları için yeni terminal olarak inşa edilmiş. Şimdilerde, içinde 100 den fazla dükkan bulunan, popüler bir metro istasyonu.
Union Station
Washington Metrosu
US Capitol
US Capitol

Biz Capitol'a doğru giderken birden bir trafik durduruldu.Ve turistlerin Capitol'a girmesine izin verilmedi. Meğerse, Başkan Obama ile Afganistan Başkanı Hamid Karzai Capitol'de görüşme yapacaklarmış. Bununla ilgili videoyu ekledim.İzlemek isterseniz buyrun...

Obama ve Hamid Karzai'nin Capitol'e Gelişi


Dome of the US Capitol
William Tecumseh Sherman
Smithsonian Castle 
Botanic Garden

Botanic Garden, Washington'da en beğendiğim yerdi. Binbir türlü çiçek ve ağaçlarla kaplanmış bu alandan hiç çıkmak istemedim.Tarihi yerler görmek, beni burayı görmek kadar mutlu etmedi. Tarihi, eski ve cansız olan şeyleri sevmiyorum ben galiba :))
Botanic Garden
Botanic Garden
White House
White House
World War II Memorial
World War II Memorial
Lincoln Memorial
Arlington Memorial Bridge
National Mall and Washington Monument
Korean War Veterans Memorial
D.C. War Memorial

Washington Monument
Washington Monument and Tidal Basin
Franklin D. Roosevelt Memorial
Franklin D. Roosevelt Memorial
Franklin D. Roosevelt Memorial
Jefferson Memorial
Jefferson Memorial
Jefferson Memorial
Thomas Jefferson Statue
Ulysses S. Grant Memorial
National Gallery of Art 
National Gallery of Art
National Gallery of Art

National Museum of the American Indian
National Museum of the American Indian
National Archives Building
National Gallery of Art Sculpture Garden
National Gallery of Art Sculpture Garden
American Art Museum
National Museum of the American History
National Museum of the American History
National Museum of the American History
National Museum of the American History
National Museum of American History
Arlington House
Arlington National Cemetery
Arlington National Cemetery
Arlington National Cemetery
Tomb of the Unknowns
Tomb of the Unknowns
Tomb of the Unknowns
Tomb of the Unknowns
Arlington National Cemetery

National Air & Space Museum
                                                           National Air &Space Museum

                                                         

Bir sonraki yazım, Kuzeydoğu Amerika gezimizin son durağı   "Virginia" olacak.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Amish Farm and House


Amish House

Pennsylvania'nın Lancester şehrinde bulunan Amish Farm and House ( Amish çiftliği ve evi), bugünün teknolojisinden uzak, 15 dönümlük bir arazi içinde çiftlik yaşamı yaşayan insanların yaşam tarzını anlatan bir yer. Amishler denilen bu topluluğun yaşam tarzları günümüzden çok farklı.

Rehber eşliğinde evin içinde 45 dklık yaptığımız tur sonunda Amishler'le ilgili edindiğim bilgiler şunlar:

Ataları Alman olan Amishler, 1700'lü yıllarda Amerikaya yerleşmişler. Elektrik, bilgisayar, traktör yaşamlarında olmayan şeylerden birkaçı.

Amish yaşamına ve kültürüne Ordnung adı verilen yazılı veya sözlü kurallar yön verir.Bu kurallar da dine dayalıdır. Kiliseye gelmeyen toplumdan dışlanır.

Aile sosyal yaşamın temel direğidir. Sayısı 7 ile 10 arasında değişen çocuğun bulunduğu geniş aileler çoğunluktadır.

Erkek, aile reisidir. Ailede kadının yeri evdir. Kadın, temizlik yapar, yemek yapar, çocukların bakımı ile ilgilenir ,çamaşırları yıkar. Erkek çiftlikte çalışır. Çiftliklerinde at,tavuk,keçi,inek,koyun beslerler.

Geçim kaynakları çiftçiliktir. Tarlaları atların çektiği aletlerle sürerler, atlı faytonlara binerler. Evde elektrik kullanmazlar.

Amishler, teknolojinin onları günaha sokacağına ve aralarındaki birliği beraberliği bozacağına inanıyorlar. Aile yaşantısını zayıflatacak her türlü teknolojik alete karşıdırlar.

Giyecekleri kültürlerini yansıtır. Düz ve sade yaşam tarzına sahipler. Genellikle gösterişsiz, basit ve pamuk dokumalı elbise giyerler. Erkeklerin pantolonunda pile ve paça bulunmaz, kemer yerine pantolon askısı kullanırlar. Kemer, suater, kravat ve eldiven yasak. Ayakkabıları siyah, her zaman boyalı ve temizdir. Çorapları siyah ve pamukludur. Bekar erkekler her zaman tıraşlı, evliler ise sakallı olmak zorundadır, bıyık bırakmak ise yasak. (Yani evlendikten sonra bir daha sakallarını kesemiyorlar.) Amish kadınları som renkli elbise giyerler. Etekleri ayaklarına kadar uzundur ve önlerinde önlük vardır. Saçlarını hiç kesmezler, örgülü tutarlar ya da arkada topuz yaparlar, her zaman siyah bir boneleri ya da beyaz başlıkları vardır. Süslü, dikkat çeken elbiseler giymek ve mücevher takmak kesinlikle yasaktır.Kıyafetlerinin, kıyafetlerinin renginin hep bir anlamı var.Örneğin dul bir bayan, 1 yıl boyunca yalnızca siyah elbiseler giyiyormuş.Kiliseye giderken giyilen elbise, düğüne giderken giyilen elbise, cenazeye giderken giyilen elbise gibi özel günler için belirli renkte bir giysileri var. Her Amish evinin haftanın belirli bir günü çamaşır yıkama günü olarak belirli.
Amishlerde, ana dil Almancadır. Okullarda ingilizce öğretilir.Bir Amishli sadece Amishli ile evlenebilir.Evlenme çağına gelen kız ve erkekler özel giyecekler giyerek ( rengi önemli ) evlenmek istediklerini ifade ederler. Boşanmalara izin verilmez, ayrılık çok nadirdir.


Amish insanlarının evde telefon kullanmaları yasak. Evin içine telefon sokulmuyor. Eve girerken kapının dışında kilitli bir yere bırakıp, sabah çıkarken yanlarına alıyorlar.Yel değirmeninden doğal yollarla elektrik sağlıyorlar ve bu sağladıkları elektriği zorunlu amaçlar için örneğin çiftliğin ısıtılması yada elektrikli çitler için kullanıyorlar.
Ne kadar ilginçler değil mi?

Evet.Bu kısa bilgilendirmeden sonra sizleri çektiğim fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.




Amish mutfağı
Giysilerini duvarlarda asılı tutuyorlar.




Bütün eşyalarını kendileri yapıyorlar.

Halılarını kendilerinin yaptığı halı dokuma tezgahlarında kendileri dokuyorlar.

Elbiselerini kendileri dikiyorlar.



Demirci dükkanı.
Tütün odası,tavandan sarkan tütünler ve Amishlerin ürettiği sigara.
Ahşap oymacılığı.

Amish okulunda eğitim, dine dayanıyor.Çocuklar 8.sınıfa kadar tek odalı okul evlerde Amishliler tarafından yetiştiriliyor.Okullarında diğer bilimlerle birlikte, ders olarak Amish tarihi de anlatılıyor.
Amish çiftliğindeki keçiler çok şirinlerdi. Fotoğraflarını çekerken bana çok güzel pozlar verdiler.Elimizden yaprak yediler.

Etrafta bir Amish görebilmek için çok çaba harcadım. Pusuya yattım:) En sonunda yukarıdaki çocukları yakaladım.Önce şaşkın şaşkın bana baktılar, sonra da hızlıca yolun karşısına geçtiler.Çok şirin görünüyorlar di mi? :)

Buradaki gezimizi de bitirdikten sonra, rotamızı Washington'a çevirdik. Bir sonraki yazım, Washington gezimiz olacak....

 

Sample text

Sample Text